Antik Yunan’da Matematik ve Geometri
28 Ocak 2009 Yazan: Matematik
Kategori: Matematik Tarihi | Görüntülenme: 522
ANTİK YUNAN’DA MATEMATİK VE GEOMETRİ
Antik Yunan matematiğinin kökeni tam açıklıkla henüz ortaya konmuş değildir. Mevcut belge kaynaklar Babil ve Mısır’ın etkilerini ortaya koymaktadır. Antik Yunanlı yazarların kendileri doğulu kaynaklara olan borçlarını belirtmekten geri kalmamışlardır. Pythagoras geleneğine egemen mistisizmin Doğu’dan kaynaklandığına kesin gözüyle bakılabilir. Daha da önemlisi, Yunan aritmetiği ile astronomisi Babil birikiminin belirgin izlerini taşımaktadır. Pers İmparatorluğu döneminde başlayan, Büyük İskender’in Doğu’ya açılmasıyla yoğunluk kazanan ilişki ve yakınlaşma, Yunanlı bilginlere Doğu’nun bilgi birikimini yakından tanıma fırsatı sağlamıştır. Geometrinin Yunanistan’a Mısır’dan geçtiği ise artık tartışma konusu olmaktan çıkmıştır. Ne var ki Doğu’ya olan borcun ölçüsü ne olursa olsun, Yunanlıların aldıklarıyla yetinmedikleri, matematiğe yeni bir kimlik kazandırdıkları da bilinmektedir. Oların elinde matematik doğruluğu deneyime dayanan empirik önermeler yığını olmaktan çıkarak, doğruluğu mantıksal yöntemle ispatlanan bir sistem niteliği kazanmıştır.
Stoa okulu, Herakleitos ile yola çıkmıştır. Ortaya bir logos kavramı atılıyor ki buna stoa okulu sahip çıkıyor. Herakleitos’a göre “her şey değiştiği halde değişmeyen bir şey vardır ki Logos’tur. “Logos’un ne anlama geldiği tam açıklanmıyor. Bu sözcük Yunanca’dan başka bir dile tam bir açıklıkla çevrilemiyor. Bu nedenle beynimizde, bizden bir sözcük gibi yer alıyor. Tek yapılacak şey, galiba onu anlamaya çalışmak. Bir anlamda Logos her şeyin nedeni olan Tanrının yarattığı evrenin yasası… Önceden de değindiğimiz gibi kavram olarak, söz, akıl, anlam ve düşünce sözcüklerinden herbirine karşılık kullanım uygun olabilecektir.
Herakleitos’un diyalektiği, kendi çağında çok iyi kavradığını, ” her şey ancak karşıtların kavgasından doğar” deyişinden anlıyoruz. Ona göre “varlık, yokluğu; yokluk ise varlığı doğurur.” Görüşünü güçlendirmek için şu örneği veriyordu: “Daire çemberinde başlangıç ve son aynı noktada birleşir.” Herakleitos, “Bütün şeylerden bir şey, bir şeylerden bütün şeyler” diyebilen ilk filozoftur. Bu bilge çoklukla, birlik arasındaki ilişkiyi sezgisel olarak çok iyi yakalamıştır. O’nun felsefesi hakkında elbette söylenecek çok şeyler var, ama sadece felsefe yapan bir çalışma değil. Ancak bu konularda daha çok bilgi edinmek ve konuların derinliklerine inmek isteyenler için, kaynak kitaplar yol gösterici olacaktır. Ancak onun bir çeşit izafiyet teorisi anlayışını da bir kaç cümle ile dile getirelim. Yukarıda bazı görüşlerini açıkladığımız filozofumuz için, her olayda sürekli bir değişim var olduğundan, yani duyumuzla kavradığımız bir şeyin o anda hem var hem yok olduğunu ve böylece bir başka varlığa dönüşümün sürekliliği ortaya çıktığından, bunun ise “ateş” olarak gerçekleşeceğinden söz eder. Ona göre ateş, temel unsurdur ve akıcı, esnek ve hareketli bir nesne olarak, düşündüğüne tam olarak uymaktadır. “Ateş yok olur, hava oluşur; havanın yok olması suyu doğurur.” sözleri bu bilgine aittir. Buna ateş ® hava ® su siklusu denilmektedir.
Miranda Lundy de Kutsal Geomeri adlı kitabında, Herakleitos’un bu yaklaşımına benzer bir yaklaşımla temel çizimlerin noktadan türediğini şu şekilde anlatıyor:
Devamı Dosyada: Dosyayı indir


Yorumlar
Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!