MATEMATİK NASIL ÖĞRETİLMELİDİR
Öğretmenin hedefi öğrenmeye teşvik etmektir. Sonuç olarak öğrenme gerçekleşmese bile öğretme süreklidir. Öğrenme sürecine ilişkin sahip olduğumuz bilgilere dayanarak, öğretmenin ve öğrenmenin geliştirilip geliştirilmemesi üzerine düşünülmelidir. Uzmanlara göre öğretmek basit bir şey değildir. Öğrenme basit bir işlem olsaydı öğretmenin temel kurallarını duruma göre değiştirebilirdik (veya her şey aynı kuralla öğretilebilirdi) ve bunun sonucunda çocuklarımız başarıya ulaşabilirlerdi. Bizim nasıl öğrendiğimiz hakkında bir belirsizlik ve bazı teoriler hakkında önemli bir tartışma vardır. Yinede, genel fikir olarak, öğretme gerçekleştirilirken göz önünde tutulması gereken öğrenmeye ilişkin bilgilerimiz vardır. Son zamanlardaki araştırmalarda bu görüşlerin bir kısmından bahsedilmiştir. Örnek olarak Cockcroft (1982). Bu kitap diğer matematik kitaplarından farklıdır. Bu kitapta öğrenme sürecine ilişkin bilgilerimiz ışığında matematiğin nasıl öğretilmesi konusunda kısaca bilgi verilmekte ve tavsiyelerde bulunulmaktadır.
Açıkça üniteler dikkatli bir ÅŸekilde sıraya konulmaktadır. Biz çeÅŸitli ÅŸekillerde öğrenme yollarının mümkün olabileceÄŸine inansak bile, kurallı bir öğretim yoktur ve öğrenciden öğrenme ortamında öğrenilmesi gerekeni keÅŸfetmeleri beklenmektedir. Ünite sıralamalarını göz ardı etmek mümkün deÄŸildir. Biz öğretmenler, bir öğrenme ortamı saÄŸlamak zorundayız ve bu dikkatli bir planlamayı gerektirir. Farklı bir konu olarak, Skinner’in etki-tepki kuramı bazı sebeplerden dolayı kabul edilmeyebilir; bu teori her form ve öğrenme seviyelerine uygun deÄŸildir. Dahası, bu yöntem öğrencileri sıkar. Sıralamaya karşı bu iki düşüncenin arasında bir yerde kabul edilmesi muhtemel geniÅŸ bir tutum vardır. Bu sıralamada, çocuÄŸun anlamayı saÄŸlamasına olanak saÄŸlayacak olan, matematik konusunun mantıksal geliÅŸimi hazır hale getirilir. Aslında ÅŸu anda yeni bir ÅŸey yokmuÅŸ gibi görünüyor fakat yapı üstüne bir vurgu vardır ve bu vurgu aktif bir ÅŸekilde materyal kullanmayı ve geliÅŸtirici bir ortam gerekliliÄŸini ima etmektedir ve bu düşünce ÅŸu anda kurallardan üstün tutulmaktadır. Ayrıca bilgi yapılarının geliÅŸimindeki vurgu, kavram ve bilgi arsındaki iliÅŸkinin dikkatlice düşünülmesini ima eder.