Word dosyasını indirmek için tıkla
ALIŞ YOLUYLA ÖĞRENME / SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRETME
Alış yoluyla öğrenme ya da “sunuÅŸ yoluyla öğretim” modelinde öğretmenin görevi öğrencilerin öğrenebilmesi için,konuyu en uygun bir ÅŸekilde organize ederek yapılandırma;uygun materyalleri seçme;daha sonra da konuyu genelden özele doÄŸru sistemli ve anlamlı bir ÅŸekilde öğrencilerin öğrenmelerini saÄŸlamaktır. İlk bakışta takrir (düz anlatım)yöntemi gibi gözükse de “sunuÅŸ yoluyla öğretim” hiç bir zaman takrir yöntemi deÄŸildir.
Buluş yoluyla ve sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımlarında öğretmenin rolü büyük ölçüde farklılık göstermekle birlikte iki yaklaşımın bir çok ortak özellikleri vardır.
1-) Her şeyden önce iki yaklaşımın da öğrencinin aktif olarak öğrenme sürecine katılmasını gerektirir.
2-) Her iki yaklaşımda da öğrencilerin ön öğrenmelerinin harekete geçirilmesi ve yeni öğrenmelerle ilişkilerinin kurulması önemlidir.
3-) Her iki yaklaşımda da her yeni öğrenme sonucunda zihinde bir takım değişmelerin oluştuğunu ve öğrenmelerin anlamlı olması gerektiği görüşünü savunmaktadır.
Alış Yoluyla Öğrenme / Sunuş Yoluyla Öğretme Yaklaşımının Dört Temel Özelliği
a-) Öğretmen ve öğrenci arasında yoğun bir etkileşim gerektirir. Öğretmen öğrencilerin aktif katılımını sağlamaya çalışır. Başlangıç sunuşlarını öğretmen yapmakla birlikte (1-2 dakika ya da en fazla 5 dakika) hemen arkasından öğrenciler fikirlerini, örneklerini, tepkilerini açıklar, tartışırlar. Bu durum,ders boyunca sürer.
b-) Sunuş yoluyla öğretme, somut kavramların anlamlı hale getirilmesi için bol örnek vermeyi, resimlerle, şemalarla somutlaştırmayı; kısacası tüm duyu organlarına hitap eden uyarıcıların kullanılmasını gerektirir. Diğer bir deyişle; kavramların, ilkelerin somut yollarla ve anlamlı bir biçimde öğrenilmesine yardım eder.
c-) Daha önce de ifade edildiği gibi, sunuş yoluyla öğretme genelden özele doğru hiyerarşik bir sıra izler. Önce konunun temel çerçevesi verilir. Daha sonra, ayrıntı bu temel çerçevenin içine yerleştirilir.
d-) Öğrencilerin önce ve yeni öğrendikleri arasında yatay ve dikey ilişkiler kurması sağlanarak anlamlı öğrenmeleri gerçekleştirilir.
Alış Yoluyla Öğrenme / Sunuş Yoluyla Öğretim stratejilerini de kapsayan tüm doğrudan öğretim-aşamalı öğretim modellerinde, bir dersin işlenmesi sırasında yer alması gereken etkinlikler büyük ölçüde benzerlik göstermektedir.
Hemen tüm bu modellerde dersin başlangıç aşamasında; öğrenciyi öğrenmeye hazırlamak üzere öğrencilerin dikkatini öğrenme konusu üstüne çekme,ne öğrenecekleri ve öğrendiklerini nerelerde kullanacakları hakkında bilgi verme ve öğrenmeye güdülemeye dönük etkinlikler yer alır. Böylece öğrencilerin, öğrenme konusu üstünde odaklaşması sağlanır. Ayrıca yeni öğrenilecek davranışlarla ilgili önceki öğrenmeler gözden geçirilerek kullanıma hazır hale getirilir. Yeni ve eski öğrenmeler arasında ilişki kurularak anlamlı öğrenme sağlanır. Bu etkinlikler genellikle dersin başlangıç aşamasında yer alır.
Dersin baÅŸlangıç aÅŸamasından sonra, geliÅŸme aÅŸamasında yeni öğrenilecek konuyla ilgili uyarıcı materyaller verilir. Yani öğrenciye hedef davranışların kazandırılmasını saÄŸlayacak açıklamalar, örnekler, dramatizasyonlar, demonstrasyonlar çeÅŸitli araç – gereçlerle yapılır.
Öğrencilerin konuyu anlayıp anlamadıkları sık ve kısa cevaplı sorular vb. yollarla kontrol edilir. Daha sonra öğretmen rehberliğinde, kazandırılmak istenen davranışı öğrencinin yapması sağlanır; öğrenciye öğrenme sonuçları hakkında bilgi verilir. Eksik ve yanlış öğrenmelerini düzeltmesi, tamamlaması için ek öğrenme materyalleri verilir.
Dersin sonuç alma aşamasında ise,öğrencilerin ne derecede öğrendiğini belirleme ve öğrenilenlerin kalıcılığını artırma, yeni durumlarda kullanmalarını sağlama, yani transferi gerçekleştirmek üzere etkinliklere yer verilir.
Yukarıda kısaca verilen bir dersin işlenişi sırasında yapılması gereken etkinlikler öğrenmenin oluşum sürecine göre,kısa bir sıralaması yapılmıştır. Ancak bu değişmez bir sıra değildir.
…………………